






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of International Educational Sciences, Yıl 2021 Sayı 27</title>
    <link>https://inesjournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1482</link>
    <description>The Journal of International Educational Sciences</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator>&lt;p&gt;Asos Yayınları&lt;br /&gt; Kızılay Mahallesi, Fevzi Çakmak-2 Sk. No:37/1, 06420 Çankaya/Ankara&lt;br /&gt; &lt;a href="https://www.asosyayinlari.com/dergilerimiz.html" target="_blank"&gt;https://www.asosyayinlari.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;asos@asosyayinlari.com&lt;br /&gt; &lt;/p&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;</generator>
    <item>
      <title>GENERAL PROCRASTINATION AND  ACADEMIC PROCRASTINATION IN  PRE-SERVICE TEACHERS IN THE SLOVAK REPUBLIC</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50845</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50845</guid>
      <author>Silvia BARNOVÁSlávka KRÁSNA  </author>
      <description>In the proposed research study, the authors reflect on the current knowledge in the fields of general procrastination and academic procrastination in pre-service teachers and presents the partial results of a research carried out in the Slovak Republic. The research findings make a contribution to the current knowledge in the discussed field and provide a broad framework for new opportunities for research on general and academic procrastination in relation to a range of variables.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>A STUDY ON DEVELOPING A SELF-EFFICACY SCALE: SAMPLE OF  KYRGYZ PROSPECTIVE TEACHERS</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50635</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50635</guid>
      <author>Yener ÖZEN</author>
      <description>Öz-yeterlik, bir kişinin görevleri yerine getirebileceğine veya meşgul olabileceğine dair kendisine olan inancı olarak tanımlanır. Bu nedenle öz-yeterlik, geleceğe yönelik bakış açıları/amaçlarında önemli bir rol oynamaktadır. Sosyal bilimler insan davranışlarını içerdiğinden, araştırmacılar veri toplamak ve ilgi alanını temsil eden öğeler aracılığıyla açıkça anlaşılabilecek insan psikolojik özelliklerini anlamak için anketleri yoğun olarak kullanırlar. Bu nedenle, eğitim amaçlı etkili önlemler kullanmak ve oluşturmak elzem hale geliyor. Öz yeterliliği yüksek olan öğrenciler kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu alabilir, uzun ve kısa vadeli amaçlarını düzenleyebilir, öğrenme stratejileri geliştirebilirler. Ancak, öğrencilerin çabalarını uygun şekillerde yapılandırma konusunda fazla deneyimleri olmadığından, öğretmenler bu becerileri geliştirmede öğrenciler için önemli bir rol oynamaktadır. En etkili öğretmenler, etkileşimde bulundukları her öğrenci için kendi kendine öğrenme düzenlemelerinin olumlu bakış açılarını modelleyenlerdir. Bu, öz saygı ve öz değer duygusu vererek sınıf tartışmaları yoluyla yapılabilir. Öz yeterliliği artırmaya yönelik faaliyetler sadece sıralananlarla sınırlı değildir. Örneğin, işbirlikli bir yazma etkinliği sadece öğrenmeyi geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda öğrencilerin öz yeterliliğini de arttırır. Öz-yeterlik ölçütleri öğretmenler ve öğrenciler için farklı amaçlarla kullanılabilir. Ancak mevcut öz-yeterlik ölçekleri kendi kültürel değerlerine dayanmaktadır. Bu nedenle bu çalışmanın amacı yeni bir öz-yeterlik ölçeği (SES) oluşturmaktır. Öz Yeterlik Ölçeği (SES) 27 madde ile hazırlanmıştır. Hazırlanan SES, likert tipi maddelerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini öğretmenlik bölümünde okuyan 154 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Açımlayıcı faktör analizi için ortogonal döndürmeli (varimax) ana eksen faktoringi kullanılır. İlk analiz üç faktörü ortaya çıkardı. Ancak iki faktörün güvenilirliği düşük olduğu için ihmal edilmiştir. Aynı prosedürle yapılan faktör analizi yeniden yapılmış ve bir faktörle SES'ten 14 madde bırakılarak ortaya çıkmıştır. Cronbach's alpha =.930 Sonlandırılmış SES, altı (6) dolgu ve dokuz (9) ters kodlu maddeden oluşan 20 maddeden oluşmaktadır. Oluşturulan SES'in benzer değerlere sahip kültürlerde kullanılmak üzere ileriki çalışmalarda kullanılabileceğine karar verilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>THE CONCEPT OF FOREIGN LANGUAGE LEARNING STRATEGIES</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51285</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51285</guid>
      <author>Fahrettin ŞANALİrfan TOSUNCUOĞLU </author>
      <description>Günümüzde küreselleşeme ile birlikte dünyada yer alan ülkeler kültür, eğitim, sanayi, politik, eğitim, ticaret, anlaşmalar ve benzeri çok çeşitli nedenlerden dolayı birleriyle daima etkileşim halindedirler. Devam eden küreselleşme ile birlikte ülkeler ve ülkelerde yaşayan insanlar küreselleşmenin sonuçlarından etkilenmektedirler. Bu bağlamda küreselleşmenin etkisiyle yeni liberal akım ile birlikte eğitim, bütün dünyanın dikkatini üzerine çeken bir konu olmuştur. İnternet kullanımı ile dünyadaki ülkelerde yaşayan bireyler arasında bilgi alış verişi giderek artmakta ve yaygınlaşmakta ve bu alanda önemli adımlar atılmaktadır. Böylece devletler çağın gerekli kıldığı ve uluslararası alanda avantaj elde edebilecek en az iki dil bilen bireyler yetiştirme gayreti içerisindedirler. Dil bilmenin birçok faydası bulunmaktadır. İkinci veya yabancı bir dili bilmek diğer kültürleri yakından tanım fırsatları verdiği gibi, bireylerin anlayışlarını geliştirmekte ve onlara değişik fırsatlar sunmakta ve ana dillerini geliştirme olanağı da sağlamaktadır. Bu bağlamda 1960’lı yıllardan beri de dil öğrenimine olan tutumlarda çok önemli değişiklikler olmuştur. Çalışmada dil öğrenme stratejileri ve dil öğrenimine etki eden bir takım unsurlar açıklanmaktadır. Bu söz konusu stratejiler etkin bir dil öğretim ve öğrenim aktiviteleri konusunda bir takım fikirlere işaret etmektedir. Öğretmenler de öğrencilerin doğuştan gelen kişilik özelliklerini, öğrencilerin birbirleri arasındaki yaş farklarını göz önünde bulundurarak ve uygun öğretim tekniklerini kullanarak onlarda kalıcı yetiler meydana getirmelidir. Buna ek olarak öğretmenler öğrencilerin dil öğrenimlerindeki başarılarını etkileyen, dile karşı inanç ve inanışlarını da göz önünde bulundurmalıdır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EXAMINATION OF THE RELATIONSHIP  BETWEEN ENGINEERING FACULTY  STUDENTS’ ACADEMIC  PROCRASTINATION BEHAVIORS AND PROBLEM SOLVING SKILLS</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51397</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51397</guid>
      <author>Atilla ERGİNEsra MUTLU ,Yelkin DİKER COŞKUN </author>
      <description>Academic procrastination, a concept that prevents students from participating in teaching processes efficiently and effectively, can be considered as a problem that they need to solve. Academic procrastination, which is the problem of all individuals, is especially important for engineers who focus on problem solving abilities in education and business life. This research aims to examine the relationship between engineering faculty students' academic procrastination behaviours and problem-solving skills in terms of gender, grade, department, graduated high school type, the region of birth and perceived income level. The data of survey research designed a model of Turkey's largest and reputed engineering school of seven engineering faculty of Istanbul Technical University 400 (152 females and 248 males) were obtained from the participants. As data collection instruments; demographic information form, academic procrastination scale (APS) and problem-solving skills inventory (PSI) were used to the individuals who participated in the research. The findings indicated that the relationship between academic procrastination and problem solving scores is negative and low. In addition, students showed significant differences in problem solving skill levels according to grade and department variables.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN İKİNCİ  YABANCI DİL (FRANSIZCA) ÖĞRENME PROFİLLERİYLE YAZILI ANLATIM DERSİNE KARŞI TUTUMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ (PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ)</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51328</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51328</guid>
      <author>Yusuf Ziya AYHAN</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Fransızcayı ikinci yabancı dil (L2) olarak öğrenen üniversite öğrencilerinin dil öğrenme profillerini saptamak ve sınıf, cinsiyet, mezun olunan lise türü, birinci yabancı dil (L1) düzeyi gibi değişkenlerle bu profil arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek ve öğrencilerin yabancı dil öğrenme profilleriyle yazılı anlatım dersine karşı tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini Pamukkale Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Fransız Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı ve İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim dalında ikinci yabancı dil olarak Fransızca öğrenimi gören 221 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler, Özçelik (2013) tarafından geliştirilen “Yabancı Dil Öğrenme Ölçeği” (YDÖÖ)  ve İnal (2006) tarafından geliştirilen “Yazılı Anlatım Dersine Yönelik Öğrenci Tutum Ölçeği (YADÖTÖ) kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, öğrencilerin çoğunluğu (%61,1)  yüksek ve orta (%38) seviyede öğrenen profili sergilemektedirler. Öğrencilerin yabancı dil öğrenme profilleriyle yazılı anlatım dersine karşı tutumları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki belirlenmiştir. Öğrencilerin sınıf ve birinci yabancı dil düzeyi değişkenlerine göre yabancı dil öğrenme profilleri arasında anlamlı bir fark saptanmış, ancak mezun olunan lise türüne göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Yabancı dil öğrenme profillerinin cinsiyet değişkenine göre değerlendirilmesinde, öğrencilerin ikinci yabancı dil öğrenme profillerinde cinsiyet açısından anlamlı bir fark gözlenmemiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN OKULA BAĞLILIKLARI İLE AKADEMİK BAŞARILARI VE OKUL ETKİLİLİĞİ ARASINDAKİ  İLİŞKİLER ÖRÜNTÜSÜ</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51469</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51469</guid>
      <author>Banu ERGÜÇ ŞAHANMustafa ÖZGENEL </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin okula bağlılıkları ile akademik başarıları ve okul etkililikleri arasındaki ilişkiler örüntüsünü incelemektir. Bu araştırmada nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul/Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı resmi ortaokullarda eğitim gören 918 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Veriler, “Okula Bağlılık Ölçeği” ve “Okul Etkililiği Ölçeği (Öğrenci Versiyonu) tarafından toplanmış, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; ortaokul öğrencilerinin sınıf seviyeleri yükseldikçe etkili okul algıları ve okula bağlılıkları düşmektedir. Bunun yanında öğrencilerin okula bağlılıkları arttıkça akademik başarılarında da artış olduğu saptanmıştır. Etkili okul değişkeninin ise ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarını alt boyutlar ve toplam puana göre incelendiğinde etkilemediği ortaya çıkmıştır. Okula bağlılık ve okul etkililiği değişkenleri arasındaki ilişki incelendiğinde ise pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Öğrencilerin etkili okul algıları güçlendikçe okula bağlılıkları artmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İNGİLİZCE DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI KAZANIMLARININ ÖZ DÜZENLEMELİ  ÖĞRENME STRATEJİLERİ AÇISINDAN  İNCELENMESİ</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50114</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=50114</guid>
      <author>Cevat EKERPelin ÇELİK SEÇKİN </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı ortaokul İngilizce dersi öğretim programı kazanımlarında öz düzenlemeli öğrenme stratejilerinin yer alma durumu incelemektir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesine dayalı olarak yapılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmada İngilizce dersi öğretim programı kazanımları, Zimmerman ve Pintrich’in öz düzenlemeye dayalı öğrenme modeli kapsamında ortaya koydukları öz düzenlemeye dayalı öğrenme stratejileri birleştirilerek incelenmiştir. Araştırmada incelenen doküman, İngilizce (5-8) dersi Öğretim Programıdır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre kazanımların üst bilişsel öğrenme stratejilerinden; izleme stratejileri, bilişsel öğrenme stratejilerinden; eklemleme ve anlamlandırma stratejileri ile örgütleme stratejilerinde yoğunlaştığı görülürken, planlama, hedef belirleme,  tekrarlama, düzenleme, çaba düzenleme, zaman ve çalışma ortamının düzenlenmesi, yardım arama ve motivasyon stratejilerine hiç yer verilmediği görülmüştür. 5.6 ve 7. Sınıf kazanımlarında öz düzenlemeli öğrenme stratejileri dengeli bir dağılım göstermemesine karşılık  8. Sınıf kazanımlarında öz düzenlemeli öğrenme stratejilerinin çok dengeli bir dağılım gösterdiği sonuçları bulunmuştur. Araştırmanın bulguları doğrultusunda öz düzenlemeli öğrenme stratejilerinin kazandırılmasına yönelik kazanımların öğretim programlarında dengeli bir biçimde dağıtılmasına ve daha fazla yer verilmesine yönelik öneriler getirilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRENCİLERİN MATEMATİKSEL ANLAMA SEVİYELERİNİN PİRİE VE KİEREN  MODELİNE GÖRE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51434</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51434</guid>
      <author>Fatih ALTUNOKAbdulkadir TUNA </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı; ortaokul öğrencilerinin Pirie ve Kieren Modeli’ne göre matematiksel anlama seviyelerini belirlemektir. Ayrıca çalışmada öğrencilerin matematiksel anlama seviyelerindeki değişikliğin nelere (cinsiyet, matematik notu, bulundukları sınıf, okul çeşidi) bağlı olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Katılımcılar; ülkenin her bölgesini kapsayacak şekilde 11 ilin şehir merkezi, ilçe merkezi, köy/mahallelerinde bulunan devlet okullarının 7. ve 8. sınıflarından toplamda 373 öğrenciden oluşmaktadır. Örneklem altı bölgeden en az bir il olacak şekilde rastlantısal olarak seçilmiştir. Araştırmada, nicel araştırma desenlerinden tarama modeli kullanılmış olup araştırma betimsel bir çalışmaya örnektir. Araştırmaya katılan öğrencilerden genel bir sonuç çıkarılmak istenmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından oluşturulan Pirie ve Kieren Matematiksel Anlama Seviye Testi ile toplanmıştır. Öğrencilere alan konusu ile alakalı Pirie ve Kieren matematiksel anlama modelinin basamaklarına uyarlanmış sekiz açık uçlu soru yöneltilmiştir. Öğrencilerin matematiksel anlama seviyelerini belirlemek için “Pirie ve Kieren Matematiksel Anlamanın Gelişimi Modeli” kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 19.0 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematiksel anlamalarının sınıf düzeylerine göre farklılık göstermediği, kız öğrencilerin matematiksel anlamalarının erkek öğrencilere göre daha iyi seviyede olduğu, öğrencilerin okul matematik notuyla matematiksel anlamaları arasında doğru bir orantı olduğu ve köylerden şehir merkezine doğru gidildikçe öğrencilerin matematiksel anlamaların daha yüksek seviyelerde olduğu elde edilen bulgular arasındadır. Elde edilen bulgular çerçevesinde, eğitimcilere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ROMANTİK İLİŞKİLERDE GELECEK ZAMAN YÖNELİMİNİN YORDAYICI  DEĞİŞKENLERİNİN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51373</link>
      <guid isPermaLink="true">https://inesjournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=51373</guid>
      <author>Müzeyyen SOYERHatice DEVECİ ŞİRİN </author>
      <description>Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin romantik ilişkilerde gelecek zaman yönelimine yani, kalıcı ya da geçici ilişkiler arama düzeylerine; romantik yakınlığı başlatma belirleyicileri ile romantik ilişki inançlarının ve cinsiyet ile romantik ilişki durumu gibi bazı kişisel değişkenlerin etkisini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, bir kamu üniversitesinde öğrenim gören 193’ü kadın, 176’sı erkek olmak üzere toplam 368 lisans öğrencisinden oluşmaktadır. Bu araştırmada Kişisel Bilgi Formunun yanı sıra, Romantik İlişkilerde Gelecek Zaman Yönelimi Ölçeği, Romantik Yakınlığı Başlatmanın Belirleyicileri Ölçeği ve Romantik İnançlar Ölçeği olmak üzere toplam üç ölçüm aracı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analiz edilmesi amacıyla korelasyon ve çoklu regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre romantik yakınlığı başlatmanın belirleyicilerinden kendilik bilgisi, davranışsal yakınlık, romantik sözelleştirmenin ve romantik ilişki inançlarından ilk ve tek inancının, kişisel değişkenlerden ise cinsiyet ve güncel ilişki durumunun üniversite öğrencilerinin romantik ilişkilerde gelecek zaman yönelimini anlamlı düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, alanyazın temelinde tartışılmış ve ardından alandaki çeşitli uygulamalara ve gelecek çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


